Kategori arşivi: Genel

Sevgi neydi? ❤️💰

Sevgililer gününüz kutlu olsun ozaman çiçekçiler, sinema salonları, restaurantlar, hediyelik eşya satıcıları, kuyumcular.. Gün sizin gününüz hadi bakalım paha biçilemez sevgilere paha biçinde cümle alem sevgili görsün. Eşe dosta “bak sevgilim şunu aldı, buraya götürdü” diye hava atılsın. Kalbimize diilde etraftakilere sunulsun o sevgi. En gösterişlisinden ispat edilsin. Sevgi neydi hakkatten ne gerek vardı böyle ticari oyunlara. Bilemedim ticarete kafam basmaz benim ama yinede Sevelim Sevilelim! Tamamen duygusal…

Reklamlar

Amanını kelleee kelle…

– Oğlunuz ne işle meşguller acaba?

– Cellat

– ………. hmm peki ok kib bye

Her mesleğin mutlaka zorlukları var ama bu bambaşka bişey. Birinin canını almak ve bunun senin mesleğin olması. Katil değilsin iş icabı yapıyosun. Bi cana kıyıp çok güzel paralar kazanıyosun. Mesleğin olduğu için helal para oluyo (mu acaba?) Sri lanka’dada eminim şuan helal haram konuşuluyodur zaten. Tek dertleri odur hatta. E ozaman dinimiz amin..

İosuna kurban deme öyle..

Yazıyooor yazıyorrr.. Yakın geleceğin fakirleri belli oldu yazıyor.. Yani özetle diyorki; üç vakte kadar o elinde tuttuğun çöp olucak, yeniliklerden mahrum kalıcak, seninkide gariban telefonu olucak haberin ola. Sonra vay efendim demediniz, ben duymadım görmedim olmasın. Şimdiden ayfon 9-10-11 en yenisi havalası ne ise onun için kenara para atmaya başlayın. Sizi fakirler, eskimiş telefonlular.. Neyse daha fazla vaktimi sizle harcıyamıcam gidip sevgili çok kıymetli tuşlu telefonumla yılan oynıyım bari..

Saygılar efendim

Saygı günüymüş bugün. Nede güzel günmüş. Kime neye demeden önce insan kendine saygılı olmalı gerisi zaten gelir bence. Tüm saygısızlığımız kendi içimizde saygısız yaşamamızdan kaynaklı diye düşünmekteyim. Herkesin doğrusu kendince en doğru. Tamam doğruya doğruda karşımızdakinin fikrine saygı duymakta daha bi doğru sanki. Çirkinleşmenin lüzumu yok bence. Saygı çok önemli . Hemde hayatın her alanında. Saygılarımla..

Delilerden sen anlarsın, konuş onlarla..

Çok acayip bi hikayeydi. Bi tımarhanede yaşanan mucizeler yaratan bi sevginin öyküsüydü. Enteresan karakterlerdi. Ama hepside muhteşemdi. Konusu neydi diye anlatmaya kalksam biraz değişik bi hikaye olduğundan şuan an tarifini bulamadım ama belki şunları söyleyebilirim özet olarak: Kendini nerde özgür ve mutlu hissediyorsan evin, ailen orasıdır.. Aklın başında olmasada kalbin attığı ve hissedebildiğin sürece herşeyin bi çözümü vardır ve mutlu olmak mümkündür.. Zihnin ve yüreğin iyileşmesinin yolu sevgiden geçiyor.. Yolu kaybetmediğimiz yada yoldan çıkmadığımız sürece sorun yok kısacası.. E ozaman iyi yolculuklar sevgili deliler..

Kavuşamayanların öyküsü

Şu görmüş olduğunuz eşini talihsiz bir şekilde kaybeden bir eldivendir. Günlerden bi gün yolda giderken ikiside bir cebe girmiş. Sahibi onları orda ararken sadece birini görmüş. Eşini düşürdü bi yerlerde yada aslında hiç o cebe girmedi sanmış. Tek başına bana hizmet edemez diye onu görevinden almış çöpe tayin etmiş. Aradan kısa bi süre geçmiş. Sahibi birden cebinde astara giden gizli bi geçit yol olduğunu ve diğer eşin oralara saklandığını farketmiş. Eşini attığınamı üzülsün onu bulduğunamı sevinsin bilemeden kalakalmış öyle. Ve hazin son olarak onada çöpün yolu görünmüş. Kimbilir burda kavuşamasalarda orda bulurlar birbirlerini diyerek ümit etmekten başka çare kalmamış..